Kendisini tehlike altında hisseden kullanıcılar özel hayatlarını korumak ve kişisel verilerinin izlenmesini engellemek amacıyla bilgisayarlarını gizlemek de dâhil birçok yönteme başvuruyorlar. Kaspersky Lab tarafından yapılan son araştırma, risklerin farkında olan kullanıcı sayısının yeterli olmadığını gözler önüne sererken, farkında olanların ise kendilerini korumak için yanlış yöntemler kullandığını ortaya çıkardı.

 

Araştırmada, internet kullanıcılarının özel hayatlarının gizliliğini korumak için birçok farklı yöntem kullandığı belirlendi. Çalışmaya Türkiye’den katılanların %27’si web kameralarının üzerini örtüğünü belirtti. Bu oran dizüstü bilgisayar kullanıcılarında %37 seviyesindeyken %27’lik bir kesim ise gizliliklerini korumak için bunu mobil cihazlarında da yaptıklarını söylediler. Bir bakıma kullanışlı bir yöntem olsa da web kamerasının üzerini örtmenin ses dinlemeye engel olmadığını ve siber suçluların kullanıcıları dinlemesine karşı koruma sağlamadığını unutmamak gerek.

İnternet kullanıcılarının %32’si hassas verilerini internet erişimi olmayan cihazlarda saklıyorlar. Böylece verilerinin güvenliğini garanti altına aldıklarını düşünüyorlar. Ancak bu yanlış bir düşünce. Bu teori temelde mantıklı olsa da ve fidye yazılımların etkisinden korunmak için büyük önem taşısa da internet bağlantısı olmadan da bir akıllı telelon veya USB sürücü üzerinden bir cihaza zararlı yazılım bulaştırmak mümkün.

Türkiye’de araştırmaya katılanların %19’u, Google ve Facebook gibi popüler web sitelerini kullanmaktan kaçındıklarını çünkü bu sitelerin kişisel bilgileri topladığını dile getirdiler. Ancak bu uygulama günümüzde kullanıcıları takip etmek ve verilerini toplamak için neredeyse tüm web sitelerinde kullanılıyor. Bunlara ek olarak, %34’lük bir bölüm ise bilgilerini güvene almak amacıyla, hiçbir önemli verisini bulut servislerinde saklamadığını belirtiyor.

Bazıları bu sert önlemleri alsa da istatistikler geride kalan internet kullanıcılarının siber güvenlik konusunda çok az bilgi sahibi olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yalnızca %31’i internette hedef alındıklarını hissettiklerini söylerken, %27’si ise bir güvenlik çözümü kullanmanın gerekli olmadığını belirtiyor. Bu da, bu kullanıcıların farkındalığı ve kendilerini tehditlere karşı koruyabilme becerileri konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Kaspersky Lab Baş Güvenlik Araştırmacısı David Emm, “Elde ettiğimiz sonuçlarda iki uç nokta olduğunu gördük. Bir yanda, verilerini bilgisayarlarını gizleyerek güvende tutabileceklerini düşünen kullanıcılar, diğer yanda ise güvenlikleri için gerekli önlemleri almayanlar bulunuyor. İnsanların siber güvenlik konusunda daha fazla bilgi sahibi olması gerekiyor. Günümüzün güvenlik çözümleri sayesinde kendinizi, bilgisayarınızı gizlemek gibi aşırı önlemlere gerek kalmadan siber tehditlere karşı korumanız mümkün” dedi.

Aşırı ve doğru olmayan yöntemlere başvurmadan da kullanıcıların kendilerini çevrimiçi tehditlerden koruması mümkün. Örneğin Kaspersky Internet Security, kullanıcıları dijital yaşantılarını etkilemeden koruma altına alıyor. Mac ve Windows için Webcam Protection özelliği kullanıcıların gizliliğini korurken, Private Browsing gibi takip önleyici uzman özellikler, websiteleri tarafından takip edilmek istemeyenlere kullanıcı verisinin internet trafiğine ulaşmasını engelleyerek yardımcı oluyor.

Yazıda geçenler