7378
7378

Apple, iPhone ile akıllı telefon piyasasında yakaladığı başarının bir benzerini akıllı kol saatinde de elde edecek gibi görünüyor. İkonik teknoloji firmasının son icadı Apple Watch Series 3, bir yandan iPhone bağımlılığını minimuma indirirken diğer yandan sahip olduğu yüksek güçle Siri’yi bileğinizde kullanmanıza imkan sağlıyor.

İncelememizin başlığı fazla iddialı gelebilir ama rakamlar ve trendler yalan söylemez. Apple’ın, Rolex’i geçerek dünyanın bir numaralı kol saati üreticisi olduğunu iddia etmek için kesin bir veri yok. Apple, akıllı kol saati satışlarıyla ilgili herhangi kesin bir rakam vermese de gelir konusunda bazı rakamlar sunuyor.

Kol saatinde değişen peyzaj

Pazar araştırma firması Asymco’nun bu rakamlardan yola çıkarak hazırladığı güncel bir rapora göre, Apple ortalama 330 dolardan 15 milyon adet akıllı saat satarak 4,9 milyar dolar kazanç elde etmiş. Karşılaştırma yapıldığında, İsviçreli kol saati üreticileri 2016’da düşüş yaşadı ve Rolex satışları 4,7 milyar dolarda kaldı. Ayrıca Apple Watch’un 2,5 sene, Rolex’in ise 112 senedir piyasada olduğunu da unutmamak lazım.

Tüm bunların yanında Apple’ın en büyük avantajı da dijital olanakların sınırsızlığı. Her yeni modelde devrimsel özellikler bulmak zor değil. Şirketin ürettiği son akıllı kol saat Watch Series 3 bunun ene çarpıcı örneği. Önceki Watch modeline göre neredeyse iki kat daha fazla performans sunan Watch 3, Apple akıllı saatlerinin iPhone bağımlılığına da son veriyor.

Arkasında Siri var

Apple Watch Series 3’ün şüphesiz en çarpıcı özelliği beraberinde gelen performans artışı. Yeni S3 işlemcisi, yüzde 70’lik bir performans sıçramasıyla Siri’yi iPhone’suz, yani bizzat bileğinizden çalıştırabilme olanağı veriyor. Siri’yi Watch 3’te kullanılabilir yapabilmek için sadece kaba bir performans artışı yetmiyor tabi ki; yüzde 85 daha hızlı WiFi ve daha verimli kablosuz iletişim sağlayan Watch 3 ile Apple ilk defa bir akıllı kol saatinde LTE desteği veriyor.

Watch 3’ün fitness yetenekleri arasında dikkat çeken yeni özelliği barometrik altimetre ile hassas yükseklik ölçümü yapılabiliyor. Daha önce bu özellik için bir iPhone gerekiyordu. Bu özelliğin artık dahili olmasıyla açık hava egzersizleriniz ya da tırmandığınız merdivenler isabetli bir şekilde hesaplanabiliyor. Apple Watch Series 2 modelinden doğrudan aktarılan özellikler arasında ise 50 metrelik sus direnci (yüzme egzersizleri de takip ediliyor), 1.000nit’lik OLED ekran ve tüm günlük bir pil ömrü bulunuyor.

Ayrıca Apple Watch 3’ün dış gövde tasarımının önceki modelle birebir aynı olduğunu fark edeceksiniz. Bazılarımız bu tasarımdan sıkılmış olabilir ama biçim faktörünü korumanın çeşitli avantajları bulunuyor. Mesela önceki Watch modeli için satın alınan bir saklama kutusu yeni modelde de kullanılabilir. Ayrıca yeni tasarımla değişecek ekran büyüklüğü nedeniyle pek çok uygulamanın yeni boyut için adapte edilmesi gerekir.

iPhone’a gerek yok ama…

Tüm bunların yanında, Apple Watch Series 3’ün mükemmel bir aygıt olduğunu söyleyemeyiz. Mesela LTE destekli modelde şebekelere bağlanma şekli hiç de geleneksel değil ve sorun çıkarmaya oldukça meyilli. Watch 3’ün hücresel destek sunan modelinde bildiğiniz SIM kartları kullanılmıyor; bunun yerine eSIM denen bir sistem kullanılıyor. Bunu, fiziksel SIM kartınızın sanal bir sürümü olarak düşünün.

Görece yeni olan bu teknolojinin mevzuat süreci hala devam ediyor ve pek çok cep telefonu operatörü tarafından desteklenmiyor. Denetleyici kurumlarla yaşanan sürecin yavaş işlemesinin nedeni ise eSIM teknolojisinin güncel yasalar karşısında yaratabileceği potansiyel sorunlar.

Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var; Series 3 modeli Series 2 modelinin yerini alacak. Series 1 model ise bütçe modeli olarak düşük fiyattan satışa devam edecek. Series 1 her ne kadar daha yavaş bir donanıma sahip olsa da yeni WatchOS 4 yenilikleri sayesinde pek çok fayda görüyor. Bu özellikler arasında iyileştirilmiş kalp atışı uygulaması, geliştirilmiş kenetlenme ve çeşitli egzersiz modları bulunuyor.

WatchOS 4 farkı

WatchOS 4 ile beraber pek çok faydalı araç geliyor. Mesela Apple Music hizmetini bileğinizde taşımanız özellikle seyahat ederken harika. Ayrıca Watch 3’ün faydalandığı sesli asistan Siri’yi her an yanınızda bulundurmak da sıra dışı bir deneyim.

Pek çok uygulamaya da yeni bir soluk verilmiş. En çok beğeni toplayan uygulamaların başını kalp dinleme uygulaması çekiyor. Bu uygulama özellikle yaşlı kullanıcılar tarafından oldukça rağbet göreceğe benziyor. Anlık nabız bilgisinin yanı sıra, aynı ekranda günlük ritm durumunuz da gösteriliyor ki bu genel tabloyu seyretme açısından oldukça faydalı.

Yeni Apple Watch aynı zamanda güçlendirilmiş yapay zeka özellikleriyle de geliyor. Etkinlik takibi zamanla sizi tanıyor ve kendini kişiselleştirebiliyor. Böylece de egzersizi azalttığınızınız zaman sizi uyarabiliyor. Ayrıca daha isabetli müzik tavsiyelerinde de bulunuyor.

Yazıda geçenler